Sıfıra Sıfır Elde Var Mobing

Oya Baydar
Sosyolog, Yazar

Kendinizi şöyle bir dürüstçe yoklayın: İş yaşamlarımız boyunca hangimiz psikolojik tacize uğramadık ya da psikolojik tacizde bulunmadık? Bu yüzden işten ayrılmak zorunda kaldığımızı, ya da birilerinin işten ayrılmasına neden olduğumuzu hatırlamak tabii ki can sıkıcı.

Meğer işyerindeki bu tatsız durumun bir adı varmış: Mobing... Sadece adı değil araştırmaları, bilimi, yasa maddeleri, korunma yolları varmış.

Çağlar Çabuk’un “Elde Var Mobing” kitapçığı olmasaydı, neredeyse 40 yıl boyunca sadece Türkiye’de değil başka ülkelerde de şu veya bu düzeyde çalışmış biri olarak, ben bile olayın farkına varamayacak; iş yaşamında olur böyle vakalar, düzeyinde kalacaktım.

Elde Var Mobing’i her çalışanın ve her çalıştıranın okuması gerek; en azından kendimizi daha iyi tanıyabilmek, içimize fener tutabilmek, yalnız olmadığımızı anlamak için. Dahası; nasıl mücadele edebileceğimizi öğrenmek için. Üstelik de bir solukta okunan, söyleyeceğini eğip bükmeden söyleyen, keyifli bir kitap. 


   

Doç. Dr. Arın Namal
İstanbul Üniversitesi
İstanbul Tıp Fakültesi
Tıp Etiği ve Tıp Tarihi ABD

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 23. maddesi, insanın çalışma hakkını konu alır ve “Her şahsın çalışmaya, işini serbestçe seçmeye, adil ve elverişli çalışma şartlarına ve işsizlikten korunmaya hakkı vardır” cümlesi ile başlar. Çalışmanın, insanın beden ve ruh sağlığındaki, sosyoekonomik durumundaki belirleyiciliğini biliyoruz. İnsan, bir işi, bugünü ve yarını olarak görüp ona tutunmuş, bu duyguyla çalışırken, kötü duyguların güdümünde onu işinden koparmaya çalışacak sistemli bir çaba içine girmek, kuşkusuz insanın insana yapacağı kötülüklerin en önde gelenlerinden olacaktır. Sayın Çağlar Çabuk’un “Elde Var Mobing” kitabı, bu insancıllık karşıtı tutumlara içten bir haykırışla “Dur!” diyor. Çağlar Çabuk, bu yolla yara almış ya da yara almaya aday insanların safında, onlara kalkan olmak isteyen, insana çok yaraşır bir tavırla duruyor. Çalışma yaşamına adım atacak ya da çalışma yaşamının içindeki herkesi, eğitsel değeri yüksek bu güzel kitabı okumaya davet ediyorum.
   



Aydın Engin
Gazeteci, Yazar

Elde Var Mobing’i okumadan önce “mobing” benim için sadece yabancı bir sözcük değil, aynı zamanda yabancı bir kavramdı. Hoş bir şey olmadığını biliyordum ama doğrusu ne olduğu üstüne doğru dürüst bir fikrim yoktu. Sonra okudum. Önce hızla, sonra ağır ağır, sindire sindire ve... Ve sadece Mobing kavramını enine boyuna, derinlemesine öğrenmekle kalmadım bütün meslek hayatım boyunca ne kadar çok, ne kadar yoğun ve ne kadar aşağılık mobing olaylarına tanık olduğumu bilince çıkardım. Çoğuna tanık olup, önemsemeden, hatta ne gibi sonuçlar doğuracağını düşünmeden görüp geçtiğim, hatta bazen gülüp geçtiğim nice nice mobing... Okuyunca kendi yaşamınızda tanık olduğunuz irili ufaklı bir dizi olayı hatırlayın. Bana hak vereceksiniz...
   



Dr.Ethem ŞANLIER
İşyeri Hekimi, İş Sağlığı Uzmanı ve Eğitmeni

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Sağlığı “Sadece hasta ve sakat olmamak değil, bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir” olarak tanımlarken, Mobing çalışma ortamında önce ruhi ve sosyal iyi olma halini ve beraberinde bedensel iyi olma halini de bozmakta. Bu bağlamda Mobing aslında bir sağlık sorunudur ve çalışma ortamlarında İş Sağlığı Güvenliği olgusu olarak debelendirilmeli ve dikkate alınmalıdır. Yeni yasa ve yönetmelikler de bu konuda daha hassas olmamız gerektirmektedir.

Çağlar Çabuk’un çalışması, tam da bu anda, kolay anlaşılır bir el kitabı olarak karşımıza çıkıyor. Mobing olayında her iki tarafa (mağdur ve mobingi yapan) okumaları için önemle tavsiye ediyorum. Aynı zamanda Mobing olgusuyla karsılaşmadan önce kurumlarda bir kültür oluşturma anlamında bu eserle kurum ve çalışanları tanıştırılmalı ki üst yönetimden her kademedeki çalışanlara kadar ortak bir bilinç oluşturulabilsin.

Kitabın huzurlu ve verimli çalışma ortamına katkı sağlamasını diliyorum.
   



Dr. Gökhan BÜYÜKŞENGÜR
Lisanslama ve Sicil Tutma Müdürü
Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği

Bir solukta nefes nefese okuyacağınız kitapta hemen herkesin günlük hayatında karşılaştığı bazen üzerinde bile durmadığı bazen de farkına bile varmadığı, birçok kişinin yazmaktan, konuşmaktan ve hatta şikâyet etmekten çekindiği konu (mobing) sistematik ve gerçek hayattan örnekler ile pekiştirilerek gayet akıcı bir dille anlatılmış. Yazarı (Çağlar ÇABUK'u) böylesine karmaşık (henüz üzerinde uzlaşılamayan) ve hukuki altyapısı eksik bir konuyu öncelikle ele alma konusundaki cesaretinden ve kendine olan özgüveninden dolayı ayrıca kutluyorum.

Mobing'i çocukluğunda mutsuz bir aile ortamında sevgiden yoksun büyüyen ve geçmişten gelen psikolojik sorunlarını hala devam ettiren ve kesinlikle tedaviye/desteğe ihtiyacı olan kişilerin/yöneticilerin çalışanların özgüvenini yok etmeye yönelik eylemleri olarak görüyorum.
Mobing mağdurlarının kendilerini kötü hissetmemeleri ve mücadelelerine devam etmeleri için aşağıdaki sözleri hatırlatarak destek olmak istiyorum.

Kötülükler gelip seni bulacaktır, ancak iyilikler için kapıyı açık tutman, onları araman ve bulman gerekir.