Yaşadıklarınızı kaydediyor musunuz? 5N–1K tamam mı?

-Yaşadıklarınıza tanıklık yapabilecek birileri var mı?
- Hayır, beni zaman zaman dinleyenler olsa bile kimse tanık olmak istemeyecektir.
- Elinizde size yönelik, yazılı bir taciz mesajı, e-posta ya da herhangi bir şey var mı?
- Hayır, hiçbir şey yok. Nasıl olsundu ki?
- ……
 
“İşyerinde psikolojik yıldırma, psikolojik şiddet ya da duygusal taciz” dediğimiz mobing sürecinde, mağdurun elinde kanıtlar, tanıklar olması; haklılığını ortaya koymak için hayati öneme sahip unsurlar. Tüm olanlara tanık olduğu halde şahitlik etmekten çekinenler var ve olmaya devam edecek ne yazık ki. Ancak elimizde hiç kanıt yokken mobing uygulandığını iddia etmek, insan kaynaklarını, işletme yönetimini daha da ileri gidersek hukuk sistemini de ikna etmeye yetmeyecektir. Mobinge maruz kaldığımızda kendimizi koyvermeden, ne yaşadığımızın farkında olarak ve gerekiyorsa an be an -günlük tutar gibi- yaşananları kaydetmek son derece önemli bir husus. Kendi kendimize tuttuğunuz bu notların olası yararlarına bir göz atalım:
 
 
1-Geriye dönük hatırlanması gereken detaylar atlanmaz
2-Bir süre sonra unutulabilecek olayların, nasıl geliştiğini farklı şekillerde anlatma riskini azaltır
3-Tarih ve saat bilgileriyle mobbingin nasıl ilerlediğini, sıklık ve sürekliliğini gösterir
4-Her ne kadar diğer çalışanlar tanık olmak istemese bile, yaşananları kaydederken bu diğer kişilerin de bulunduğu ortamlar yaşanabilir ve bu onların da olaylara tanık olduğunu gösterir
5-Bir çatışma ya da yıldırmanın arkasından bir arkadaşa durumun anlatılması, dertleşilmesi bile kaydedilmelidir
6-Bu yaşananlardan dolayı fiziksel ya da psikolojik bir rahatsızlık hissedilmesi, doktora gidilmesi halinde elde edilen sevk belgeleri, reçeteler bir diğer önemli kayıt unsurları
 
Bu günlükler ne işe yarayacak?

Üstünde konuşulması, yazılması bu kadar güç bir konu olan mobing hakkında söylenecek tek mutlak şey var, o da mobing olaylarının kendi içinde taşıdığı özgünlük yani her vakanın bir diğerinden farklı özellikler içermesi. Bu nedenle yazının girişinde okuduğunuz diyalog pek çok mobing vakasında karşımıza çıkabilir. Ancak mobing uygulayıcısının ve mağdurun kişilik özelliklerinden, pozisyonlarına, işletme tipine, büyüklüğüne, sektörüne göre sayısız korelasyonla farklı mobing öyküleri, farklı etki dereceleriyle ve sonuçlarla karşımıza çıkar.

Durum ne olursa olsun her öykü kronolojik bir sırayla kaydedilmelidir. Çünkü bu kayıtlar çözüm üretme sürecinde insan kaynakları başta olmak üzere işletme yönetimine sunulacak önemli belge niteliği taşıyacaktır.

 
Kayıt yok, kanıt yok ama hissettiklerim var, yetmez mi?

Mobing fırtınası mağduru önüne katmış götürürken, kayıt tutmak aklına bile gelmeyebilir. Çok anlaşılır bir durum. Paralize olmanın, gece gündüz bu durumu konuşmanın, düşünmenin, kendini sorgulamanın getirdiği meşguliyet öyle derin etkiler bırakabilir ki, hiçbir şeyi kaydetmeyi ya da düzenli kaydetmeyi akıl edemeyebilir. Bu nedenle mobinge maruz kalan birey, kendisine yazılmış, yıldırma içeren başka bir yazılı kanıt sağlayamayabilir bu süreçte. Bununla birlikte, giderek büyüyen tükenmişlik sendromu karşısında mağdurun içini kemiren duygular gerçektir. Bu duyguları anlatmak bir noktaya kadar etki edebilir. Zira tüm bunlar yaşananların sonuçları olarak karşımıza çıkacaktır.
 
Fakat bu sonuçların, gerçekten o işletmede yaşanan psikolojik tacizden dolayı ortaya çıktığını, mobingin ne zaman ve nasıl başladığını, hangi aralıklarla, ne şekilde uygulandığını, mağduru hangi tarafından vurduğunu, insan kaynaklarına ve yönetime işte bu kayıtlarla anlatmak mümkün olacaktır.

 
Kayıtların tutarlılığı, gerçekliği

Görgü tanığı veya kanıt olabilecek yazılı bir belge yoksa kişisel günlüklerin, kayıtların tutarlılığı ve gerçekliği sorgulanacaktır. Bu nedenle kaydı aşağıdaki adımlar halinde tutmak yararlı olur.

·Ne oldu? (Tamamen tarafsız biçimde olan bitenin anlatılması)
·Ne zaman oldu?(Tarih ve saat)
·Kimler tanık oldu? (Tabii varsa, aynı ya da başka bölümden kimlerin o sırada bulunduğu)
·Ne söylendi? (Her iki tarafın karşılıklı konuşmalarının yazılması)
·Sonuç ne? (Örneğin; bu diyalogun sonunda elinden iş mi alındı, başka bir yere mi yönlendirildi…)
·Doğurduğu etkiler? (Ne hissediyorum? Hangi yetkinliklerim ya da kişisel özelliklerim sorgulandı? Herhangi bir rahatsızlığa dönüştü mü?)

Yaşananları kaydetmek bir o kadar da yorucu ve yeniden hatırlatıcı bir durum ne yazık ki. Fakat mobing, kişisel duygu aktarımının ötesinde mantıklı ve tutarlı kanıtlarla ele alınabilecek bir konu. Mağdur işte tam da bu nedenle pek çok açıdan dikkatli ve sabırlı olmak zorunda.